Hülya Karaerkek; “Bütün Hizmet ve Ürün Portföyümüzü Mobil İletişim Hizmetleri Üzerine Yoğunlaştırdık”






Yazar: Murat Çehreli / 15-07-2009

Linux Tabanlı gömülü işletim sistemi ARNOS’u geliştiren ARDIC’ın Genel Müdürü Hülya Karaerkek : “Bütün dünyada depolama aygıtlarının şişirip büyüttüğü iletişim cihazları, “cloud computing” ile küçülüp ucuzlayacak. WiFi, 3G ve gelecekte WiMax ile her yerden ulaşılır hale gelecek. İnternet erişimi, bu mobil internet cihazlarını vazgeçilmez kılacak. Sağlanabilecek hizmetlerin sınırı yok.” diyor.

Geçtiğimiz yıl TÜBITAK Teknokent’te kurulan ARDIC, Türkiye’nin ilk linux tabanlı gömülü işletim sistemi ARNOS’u geliştirerek çok kısa bir süre içerisinde bir şeyler yapılabileceğini ortaya koyan Ar-Ge şirketlerinden. Kişiselleştirilmiş internet uygulamalarına güvenli erişim platformu olarak USB flash bellek üzerine kurulmuş S.a.t.i.N’i tasarlayan ARDIC, bugünlerde bir desktop tasarım yarışması düzenliyor. ARDIC Genel Müdürü Hülya Karaerkek, ARNOS’un, açık kaynak bir işletim sistemi olarak genel kullanıma sunulabilmesi amacıyla böyle bir yarışma gerçekleştirmek istediklerini ifade ediyor;

turk.internet.com: Şirketinizin ilginç bir ismi ve açılımı var. Bize, şirketinizden kısaca bahsedebilirmisiniz?

Hülya Karaerkek: ARDIC (Applied Research Development and Innovation Center), ICT ve Telekomünikasyon alanlarında Ar-Ge çalışmaları yapmak, yeni ve gelişmekte olan teknolojilerin kullanıma geçirilmesi ve ürün haline getirilmesi amacıyla kuruldu.

Uygulamalı, araştırma-geliştirme ve yenilikçi yapısını isminde özetleyen bu harfler anlamlı bir rastlantıyla dayanıklılık ve kalıcılık sembolü bir yaban ağacın adını meydana getirdi.

ARDIC’ın kurucuları özellikle Amerika, Avrupa, Asya ve Orta Doğu ülkelerinde yüksek teknoloji alanında kapsamlı global tecrübe sahibi, bu alandaki gelişmelerde önemli ve belirleyici katkı sahibi mühendislerdir.

turk.internet.com: Çalışmalarınız daha çok hangi alanlarda odaklanıyor?

Hülya Karaerkek: ARDIC, çalışmalarını özellikle geleceğe dönük telekomünikasyon, internet, yazılım dizaynı, yaygın son kullanıcı ürün/sistemleri geliştirme ve yönetiminde (ODM) toplam çözümler geliştirmek üzerinde yoğunlaştırdı. Bu ürünlerin tasarlanması, uluslararası mülkiyet haklarının (patentlerinin) elde edilmesi, gerçekleştirilmesi ve pazarlanması aşamalarında müşterilerinin iş ortağı olarak onların yanında olmayı hedefliyor.

turk.internet.com: S.a.t.i.N USB’yi öne çıkan teknolojik çözümleriniz arasında görüyoruz. Bu, internet erişimine nasıl bir boyut getiriyor?

Hülya Karaerkek: S.a.t.i.N (Secure Access to Internet Navigation) USB’yi iki kelime ile özetleyebiliriz: güvenlik ve taşınabilirlik. ARDIC’ın Linux tabanlı gömülü işletim sistemi (ARNOS) üzerinde çalışan mobil, kişiselleştirilmiş internet hizmet ve uygulamalarına erişim platformudur. Herhangi bir bilgisayarın USB portuna takıldığı anda çalışan bir flash bellek üzerine kurulmuştur. Üzerine takıldığı bilgisayarın hard diskini değil kendi “standalone” sistemini kullanır.

Internet üzerinden sistemin kaynaklarına ulaşılmasına izin vermediğinden virus, Trojan ve spywareden uzak güvenli bir çalışma ortamı sağlar. Güvenli ve kriptolu depolama teknolojisi sayesinde yetkisi olmayan hiç kimse S.a.t.i.N USB’nin içeriğine erişemez.

Mobil cihazların yaygınlaşmasını mümkün kılan “Cloud Computing” temel mimarisi ve patentleme aşamasındaki bir teknoloji sayesinde kullanıcı –tercih ederse- kişisel verilerini depolamak için ağ üzerinde 2 Gigabyte’a kadar ücretsiz, güvenli bir depolama alanı sağlanabiliyor. Kullanıcı böylece yarattığı ve/veya internet üzerinden topladığı veriyi her yerden ve her zaman ulaşabileceği, güvenli bir “cloud computing” alanında tutabiliyor.

turk.internet.com: Türkiye’nin, ilk gömülü Linux distrosunun geliştirilmesi ihtiyacı nereden çıktı?

Hülya Karaerkek: Türkiye’nin ilk gömülü (embedded) Linux Distrosu ARNUX, ARDIC’ın geliştirmeyi planladığı bütün ürün ve hizmetlerine temel olması için derlendi. ARDIC, ürün ve hizmet tasarımı süresince gerekebilecek her türlü modifikasyonu yapabilmek için yazılım bağımlılığından kurtulma şartını yerine getirdi. Bir açık kaynak ürünü olan ARNUX dileyenlerin ulaşabilmesi için sourceforge.net’te erişime açıldı.

turk.internet.com: Bildiğimiz kadarıyla bir desktop tasarım yarışması düzenliyorsunuz. Bunun, amacı hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Hülya Karaerkek: Açık kaynak kodlu ARNUX işletim sistemi üzerinde geliştirdiğimiz hem gömülü hem konsol tabanlı bir işletim sistemi daha var; ARNOS. ARNOS’un da açık kaynak bir işletim sistemi olarak genel kullanıma sunulabilmesini arzu ettik. ARDIC’ın, yazılım bağımsızlığına dileyen herkesi ortak etmek istedik. Internetten indirilerek, lisans ücreti ödemeden, bilgisayar ve internet erişimi ihtiyaçlarını tümüyle ve kolayca karşılayacak bir işletim sistemi geliştirmek açık kaynak dünyasına ARDIC’ın bir katkısı olacak.

ARNOS için geliştirilecek masaüstü uygulamasının tasarımını yarışma ile belirlemek genel amacına hizmet ediyor. Kullanımının yaygınlaşması uygun, kolay ve güzel bir tasarıma bağlı olacağından bu kararı kullanıcılarla ortak vermek istedik. Yarışma herkese açık. Bugüne kadar alışmış olduğumuz masaüstü uygulamalarının kısıtlamadığı bütün dimağların hayal gücünü yarışmaya katılmaya davet ediyoruz. Yarışmayla ilgili detaylara www.arnos-tr.com adresinden ulaşılabilir.

turk.internet.com: Genç bir teknoloji şirketi olarak, takım oluşturmada ne gibi zorluklar yaşıyorsunuz?

Hülya Karaerkek: ARDIC kuruluş tarihi itibariyle çok genç bir şirket olabilir; ancak kurucuları ve ekip liderlerinin yirmi yılı aşkın global tecrübeleri yüksek teknoloji ile sınırlı değil. Bu insanlar çok büyük sayılı laboratuarlar kurma ve geliştirme konusunda sahip oldukları tecrübeyi ARDIC’ta küçük bir çekirdek ekip oluştururken gayet verimli kullandılar.

ARDIC, mühendisliğin sosyal ve ekonomik yaşamdan ayrılmayacağını biliyor. İhtiyacı doğru belirleyebilmenin doğru ve en uygun çözüme götürecek planlama ve dizaynın ilk şartı olduğunun da farkında. Hareket kabiliyetini küçük ve dinamik bir ekip olmaktan alan ARDIC teknolojiyi (amacına uygun olarak) en hızlı ve kolay haliyle kullanıma sunabiliyor. Ancak, ülkemizin teknolojiyi takip etmek üzerine kurulu alışkanlığı nedeniyle yenilik ve tasarım konusunda büyük kaynakları olmadığını Kabul etmek gerekiyor.

turk.internet.com: Teknoparkta yer alan bir Ar-ge şirketi olarak ne gibi avantajlar ve dezavantajlarla karşılaşıyorsunuz?

Hülya Karaerkek: Teknopark’lar devletin ar-ge çalışmalarına verilecek destek programlarını yönlendirmek üzere kurulmuş, amaçları nedeniyle ayrıcalıklı yerler. Bu çalışmalar kanun ve tüzüklerle desteklenmiş. Ancak araştırma-geliştirme, kanun ve tüzüklerle kurulup yönetilecek nosyonlar değil. Buralarda ar-ge çalışmaları yapan şirketler kendileri için sağlanan ayrıcalıklardan faydalanmaya çalışırken karşılaştıkları eksiklik ve olumsuzlukları da bölge yönetimlerine iletiyorlar. Bu etkileşimin zaman içinde “ar-ge”yi önündeki bütün engellerden, bürokrat düşünce tarzından kurtarıp, yaratıcı yanı ağır basan ve gerçekten “inovatif” üretim yapabilecek yerler haline getireceğine inanıyoruz.

turk.internet.com: Küresel ekonomik şartlar çalışmalarınızı ne yönde etkiliyor?

Hülya Karaerkek: Çalışma alanımız milliyet, coğrafik konum gibi sınırların üstünde, kendi yapısı itibariyle “küresel” bir alan. Bilişim teknolojisi, kullanıcıları tarafından yakından takip ediliyor ve her yenilik talep görüyor. Ülkemiz genç ve çalışan nüfus sayısının yüksek olması nedeniyle aynı zamanda çok da büyük bir pazar. Bütün dünyada depolama aygıtlarının şişirip büyüttüğü iletişim cihazları, “cloud computing” ile küçülüp ucuzlayacak. WiFi, 3G ve gelecekte WiMax ile her yerden ulaşılır hale gelecek. İnternet erişimi, bu mobil internet cihazlarını vazgeçilmez kılacak. Sağlanabilecek hizmetlerin sınırı yok. ARDIC olarak bütün hizmet ve ürün portföyümüzü mobil iletişim hizmetleri üzerine yoğunlaştırdığımızı söyleyebiliriz.

Kaynak : turk.internet.com